<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hodri.NET &#187; Hikayeler</title>
	<atom:link href="http://www.hodri.net/category/hikayeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hodri.net</link>
	<description>En Hodri Sohbet Chat Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Nov 2011 20:29:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Hüsrev Ağabey Afyon Hapsinde</title>
		<link>http://www.hodri.net/husrev-agabey-afyon-hapsinde.html</link>
		<comments>http://www.hodri.net/husrev-agabey-afyon-hapsinde.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 14:28:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hodri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[güncel hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[güncel hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye oku]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[hüsrev ağabey afyon hapsinde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hodri.net/?p=4276</guid>
		<description><![CDATA[Rahmetli Vahşi Şaban ağabey merhum Hüsrev Altınbaşak Ağabey’in Afyon Yusufiye medresesinde başından geçen şu enteresan hatırayı naklediyor; “Beni Afyon hapishanesinde canilerin koğuşuna koydular ki öldürtmek için. İçeride 60 kadar cani var, en aşağı ceza alan 50 sene almış. Girdim, selam verdim, selamımı alan olmadı. Orada bir yere oturdum. Hapishane idaresi yatak yorgan vermediği için o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rahmetli Vahşi Şaban ağabey merhum Hüsrev Altınbaşak Ağabey’in Afyon Yusufiye medresesinde başından geçen şu enteresan hatırayı naklediyor; “Beni Afyon hapishanesinde canilerin koğuşuna koydular ki öldürtmek için. İçeride 60 kadar cani var, en aşağı ceza alan 50 sene almış.<br />
Girdim, selam verdim, selamımı alan olmadı. Orada bir yere oturdum. Hapishane idaresi yatak yorgan vermediği için o soğuklarda üç gün yerde yattım. Kimse oralı olmadı. Tabii bu zaman zarfında namazımı kılıyorum. Üç gün sonra bir adam yanıma yaklaştı. Oranın efesi imiş. “Hoca mısın sen?” diye sordu. “Değilim ama namaz kılarım” dedim. Sonra aramıza şu şekilde bir muhavere oldu;</p>
<p>-Bir soru sorsam bilir misin?</p>
<p>-Bildiğim bir şeyse söylerim, sor?</p>
<p>-Ben 18 tane adam yaktım, 15 tane adam öldürdüm, hırsızlık yaptım, şunu yaptım, bunu yaptım. Ben bu halimle cennete girebilir miyim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hodri.net/husrev-agabey-afyon-hapsinde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benimle Yaşayan Biri Var</title>
		<link>http://www.hodri.net/benimle-yasayan-biri-var.html</link>
		<comments>http://www.hodri.net/benimle-yasayan-biri-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 14:25:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hodri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hodri.net/?p=4273</guid>
		<description><![CDATA[Size anlatacagim bu olay, üniversiteye hazirlandigim yillarda basimdan geçen maceralardan sadece bir tanesi. Geceleri çalismak bana daha cazip gelirdi hep. Bu yüzden en erken saat 04:00′ te yatardim. Bir gece ablamla ayni odayi paylasmak zorunda kalmistim (ablamin odasina kartonpiyer yapiliyordu). Ablam her zamanki gibi erkenden uyudu. O gece tarih çalisiyordum ve öyle bir kaptirmisim ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Size anlatacagim bu olay, üniversiteye hazirlandigim yillarda basimdan geçen maceralardan sadece bir tanesi.<br />
Geceleri çalismak bana daha cazip gelirdi hep. Bu yüzden en erken saat 04:00′ te yatardim. Bir gece ablamla ayni odayi paylasmak zorunda kalmistim (ablamin odasina kartonpiyer yapiliyordu). Ablam her zamanki gibi erkenden uyudu. O gece tarih çalisiyordum ve öyle bir kaptirmisim ki yaklasik 4 konu birden bitirmistim. </p>
<p>Test kitabi almak için yandaki kitaplarimin oldugu kütüphaneye gittim ve birkaç test aldiktan sonra odaya döndüm. Geldigimde kitaplarin sayfalari karismis, kalemler yere düsmüs ve en korkutucu olani ise test cevaplarini yazdigim kagita neredeyse okunmayacak kadar silik bir yaziyla “Beni hatirladin mi?” yazilmisti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hodri.net/benimle-yasayan-biri-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burcu’nun Borcu</title>
		<link>http://www.hodri.net/burcu%e2%80%99nun-borcu.html</link>
		<comments>http://www.hodri.net/burcu%e2%80%99nun-borcu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2011 20:22:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hodri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Seks hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[sex hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hodri.net/?p=4271</guid>
		<description><![CDATA[Ben 19 yaşında bir gencim. Babamın bakkal olması sebebiyle yaz aylarında onunla birlikte ben de dükkanda kalmak zorunda kalıyorum 3 hafta önce başıma gelen olaydan sonra hergün kalmaya başladım bu da ayrı konu Bakkal olmamız sebebiyle veresiye verdiğimiz kişilerde olmuyor değil, her bakkal gibi. Bir gün canım sıkıldı televizyondada birşey yok veresiye defterini kontrole başladım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben 19 yaşında bir gencim. Babamın bakkal olması sebebiyle yaz aylarında onunla birlikte ben de dükkanda kalmak zorunda kalıyorum 3 hafta önce başıma gelen olaydan sonra hergün kalmaya başladım bu da ayrı konu Bakkal olmamız sebebiyle veresiye verdiğimiz kişilerde olmuyor değil, her bakkal gibi. Bir gün canım sıkıldı televizyondada birşey yok veresiye defterini kontrole başladım baktım Burcu ablanın bize olan borcu bayağı birikmiş. Burcu abla da dul 30-32 yaşlarında yalnız yaşayan kocasından yeni ayrılmış bir kadın. Herkes onun için deli olur. Ben de dahil tabi ki Hala onun sayfasına bakıyorum, derken içeri Burcu abla girdi. Yine üstünde kısa bir etek içinde kırmızı sütyen, dar bir body tam orospular gibi giyinmişti. E benim küçük Mert de ayaklanmıştı Burcu abla biraz sıkılırcasına deftere baktı, “Baban yok mu?” dedi. “Yok.” dedim. Deftere mi bakıyorsun? Ay kusura bakma bu ay da biraz gecikti falan özür dilemeye başladı. Ben de fazla üstelemeden tamam Burcu abla olunca verirsin falan konuştum. O da çok sağol dedi ama konuşurken gözü hep benim küçük Mert’teydi Yine ufaktan bir alışveriş yaptı ben hesapladım, deftere yazdım. Tam çıkıcakken aa benim 2-3 kartona ihtiyacım var dedi. Ben de hemen getireyim Burcu abla dedim. O da dur ben de geliyim ufak olmasın dedi. Işığa bastım deponun ışık yanmıyor. Burcu abla ışık yanmıyo dur ben şuarları bir karıştırıyım bulurum dedim. Yok bişey olmaz deyip hala arkamdan gelmeye devam etti. Karanlıkta birbirimize yanlışlıkla sürtmeler falan biraz fazlalaşmaya başladı ben de inceden inceden farketmeye başlamıştım. Arada yanlışlıkla dokunuyomuş gibi kalçasını ellmeye başladım. Baktım ses yok hemen şeytanlık geldi aklıma Burcu abla sen ara bak şuralara bi ses var müşteri galiba deyip depodan çıtım. Hemen koşa koşa dükkanın kapıyı kapattım hemen arkaya geldim şimdi bir sorun yoktu Birden dudakalrına yapıştım ilk önce her nazlı kadının yaptığı gibi nazlanmaya niyetlendi. Ama ben ısrarlı davrandıkça O da bana yavaş yavaş karşılık vermeye başladı. Hemen depodaki yatağa öpüşerek götürdüm. Üstümdekileri çıakrtmaya başladım ondan sonra onu yavaş yavaş dil darbeleriyle soymaya başladım. O da bana inlemeleriyle cevap veriyordu. İnlemeleri sıklaştı artık iyice yerinde duramıyor adeta bir yılan gibi hareket ediyordu. Üstten aşağıya doğru soydum onu. En son tangasını çıkardım amını yalamaya başladım. Çok heyecanlı bir duyguydu. Önceleri yaptıkalrımda hiç kendimde böyle bir heyecan böyle bir zevk almıyordum. Yavaş hareketlerle elini benim sertleşmiş organıma attı. Çıkarıp pompalarcasına emmeye başladı. Ben yavaş yavaş kendimden geçmeye başladım. Yeter artık sik beni sesiyle kendime geldim. Doğruldum yataktan, onu yatırdım bacaklarını omzuma alıp o alev alev yanan volkana girdim. Fazla zorlanmadım girerken. Git gel’lerim bir süre sonra hızlanmaya Burcu ablanın inlemeleri biraz sonra zevk çığlıklarına dönüşmeye başladı. Artık iyice heyecanlanmıştım, iyice hızlı sikmeye başladım. Boşalacağımı hissettim hemen çıkarıp, götüne dayadım amına girdiğim gibi olmadı biraz zorlandı yavaş yavaş ittermelerle o deliğede girmeyi başarmıştım. Burcu abla iyice çıldırmış bir vaziyette zıplıyordu üstümde. Artık dayanamadım üstüne patladım. Oda ağzının etrafına gelenleri büyük bir iştahla yalamaya başladı biraz uzandıktan sonra üstümü giyindim depodan çıkarken sende giyin hazır olunca bana seslen seni çıakrayım dedim tamam dedi ksık bir sesle.. 10 dakka sonra kenrdan başını uzattı, tamam dedi. Ben dışarı çıktım, baktım etrafa fazla birisi yok, gel işareti yaptım. O da hiçbirşey olmamış gibi apartmanına doğru yürümeye başladı. Giderken de bana bakıp göz kırptı Ulan, nasıl hoşuma gitti. Bu demek oluyordu ki artık sıkıcı bakkal hayatıma yeni zevkli bir ışık doğuyordu.. Parası çıkışmayan bayanlara veresiye verilir… This entry was posted on Mart 24, 2007 at 7:21 am and is filed under Birebir, Olgunlar, İşyeri &#8211; Ofis. Bu yazıya verilen yanıtları bir RSS 2.0 beslemesi yardımıyla takip edebilirsiniz. Bir yorum bırakabilir, yada kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hodri.net/burcu%e2%80%99nun-borcu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

